Ens

Ens

Dandik ve Kutturik Blog'uma hOjgeldiniz

"Sevgili Günlük"...

8/6/2008

 

  Az önce karaladığım ajandaya "günlük" gözüyle bakıp(nasıl bi gözdür bu) herzamanki karalamamı yaptım, biraz ağlenceli oldu burdan da paylaşayım dedim.

 

Buyrun "günlük"e yazdığım yazı..

 

 Sevili günlük, ne günlüğü be 15 günde bir eserse yazıyorum hem basbayağı 2008 ajandasısın sen, haddini bil. ehi ehi . Oww el yazımda çok fenaymış yalnız, bi daha seni elime alırsam nasıl okuyacağım "günlük" ? Hmm bu azimle gidersem bayağı yazarım tırttan şeylerle 6 satır oldu bile.

 

 Ee ne yazıcam ben sana ? Günümü mü anlatıcam, bildiğin pazar günü işte. Uyandım, kahvaltı yaptım, pc* başına oturdum, öğle yemeği atıştırdım, yine pc başındayım. Pc başındayken sen estin aklıma seni karalıyorum bitince de yatarım büyük ihtimalle, bakalım ne olucak. ehi ehi .

Bak farkettiysen sana "aklıma estin" dedim yani sürekli aklımda değilsin "tırtsın" sende sevgili günlük(günlük değil ajanda). Bak buda var, yazı yazarkensürekli iki parantez arası yapıyorum ama pişman değilim cezam neyse çekerim zaten bi "iki tırnaklarım" bi de (parantezlerim) vazgeçmem bunlardan(asla).

 

 Allahtan "okul nasıl gidio len?" diyemiyecek kadar cansızsın yoksa yırtar atardım seni. Neredeyse yoldan geçen herhangi biri bile sorucak bu soruyu,bıktım yav (okulun da nasıl olduğunu söylemicem)

 

 Olmaz hatır, sana da bu satır, "pıf-tak pıf-tak", kapak olsunn...

Ehi ehi "Erman"a saygılarımla (sanki bu yazıyı okuyacakta peehh )

 

 Çözdüm ben işi, büyük büyük yazınca ve zırt-pırt satır başı yapıca çok yazmış gibi oluyor("zırt-pırt" yaa senin tırt olduğun gibi işte günlük)(günlük değil len ajanda)(tamam be). Günlük.. ehi ehi.

 

İlacımı içtim az önce ondan manyakım galiba şuan, ehi ehi.

 

Hebele Gübele Güp Güp,Bay Bye..

 

23.48, 08.06.08

 

 

-Anneee ben manyak mıyım ?

-Yat uyu saat kaç oldu !!

ehi ehi.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Accayiplik "DAN"

28/5/2008
Kategori: Okul


1)- Klasik "DAN" dersi yazılı kağıdı örtmenimiz "Super Mario" sağolsun. Bi kere dersin kısaltması bi acayip (çaktırmayın hoca da öyle) "Dil ve Anlatım"ı DAN diye anlatıorsan ben sana artık daha ne diyiim dimi? (25 puan)

a) ne dersen, de ?

b) ne dersen de

c) di !

d) hiçbiri

e) hepsinin birazı

 

 

 

2)- Sayın mario hojam,
 Siz bizi arkadaş olarak görüyorsunuz velev ki(ancak) ben bir gün karşınıza çıkıp "Bak arkadajım tırıvırıtırıvırı"(tırıvırı"lar sallamasyon) desem disiplin kurulu onur başkanı olaraksizin tepkiniz ne olur? (35 puan)

 

a) 2 gün uzaklaştırma

b) 48 saat hücre hapşuu

c) Fsür + Ek = Ep

d) hiçbirinin hepsi

e) ne?

 

 

 

3) - Haftada ders başına ortalama "eet" sayısı kaçtır? ( 15puan)

a) sin90'    

b)3556    

c)üç bin beş yüz elli altı     

d)"a)"    

e) ~ 154(mod 58)

 

 

 

4) -Tenefüz bitiş zili(tbz) ile öğretmen zili(öz) arasındaki süre 2 dakikadır. Buna göre;

 

I-Hoca tbz'den 1dk. sonra örmtenler odasından çıkıp öz'yi sınıfın kapısının arkadasında saklanarak bekliyor.

II-Hoca öz'yi duyar duymaz bir mantar yiyip, büyük adam olup, olimpiyat rekoru kırıp öz'den 3 nanosaniye sonra derse girer.

III-Hocanın cebindekiler(cd,flash bellek, not defteri, ütü, çatal bıçak takımı) "II" yargısında etkli değildir.

IV- "I" yalan söler.

                                Yargılarından hangileri yargıdır? (25 puan)
a)"IV" yalan söler

b)I,II,III.....,XXI yargıları doğrudur

c) "a)" yalan söler

d) hiçbirinin kesin biri yargı

e)yardırsakta mı saklasak, youtube'u mu yasaklasak?

 

Başarılar Dileriz*..
 

(*biz: Ben, Ens , K-di, SüpersoniK)

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Aklımdan Geçenler...

5/5/2008
Kategori: Kendi Kendime

 

-Msn'de konuşurken beklemeyi hiç mi hiç sevmiyorum, hele bide sorularıma "boşver" türünden cevaplar gelirse ölüyorum sinirden, ya arkadaşım ben sana o soruyu konu açmak için veya konuşmak için soruyorum sen niye kestirip atıyorsun.

 

-Benim msn'imde toplasan ancak 25 kişi vardır gereksiz kişiler yok yani yada şöyle söliyim benim arkadaşım yok. Şimdi sen beni msn'de konuşuken bekletiyorsun ya ben sana ne biçim uyuz oluyorum bir bilsen, 25 kişilik listede en fazla 4 çevrimiçi var eminim ki çevrimdışı takılanlarda vardır tekrar söliyorum o çevrimdışı takılanlaraın allah bel... neyse anladınız. Nerde kalmıştım, sen beni bekletirken hani başka arkadaşlarınla konuşuyorsun ya bende ise sadece senin konuşma penceren açık ben mazlum mazlum bekliyorum seni, sen? oOoo dalmış muhabbete off/

 

-Bu blogta tanımadığım birisi bi yazımda geçen bi arkadaşımızı tanıdığını zannediyor, okuyorsa ona sesleniyorum; -Üsame kardeşim onun soyadı "Sarı" değil..     Are you çekoslavakya ?

 

-Ya şu fizik kadar uyuz bi ders daha yok. Adamlar sabrımızı mı deniyor ne yapıyor anlamadım, öyle sorular varki "ben manyağım bunu böyle, şunu şöyle yaptım heh şimdi gerilme kuvveti nedir bul bakalım" dermişcesine. Hangi akıllı insan asansörün içine palangalarla çalışan bi sistem koyar ya ? Benim bildiğim asansör katlar arası yolculuk içindir lisedeki öğrencileri kanser etmek için değil...

 

-Seksen Dört'ün yeni albümü çok fena süpersonik bişey olmuş, bütün parçalar süper herkese tavsiye ederim isteyene de download linkini verebilirim..

 

-"Alpay Erdem" denen adam varya işte o adam kendi değimiyle çok süpersonik bi insan, ondan bi alıntı yapmak istiyorum;

Karizmatik insan sevmediğimi fark ettim ben. Yani ne biliyim, çok soğuk oluyolar, ne o öyle, karizma falan ağızlarından laf alınmıyor.
Bence insan dediğin biraz yavşak olmalı, "ehe ehe" diye gezinmeli etrafta, yerli yersiz konuşmalı sıfır karizmayla gününü gün etmeli. Bence insan böyle olmalı, açık, şeffaf, ve biraz da denyo olmalı...

 

-Bahar geldi bende temizliğe başladım beynimde , bütün yetersizlikleri siliyorum. Bu arada hiç bi işe yaramayan kalbim kiralıktır ilgililere duyurulur...

 

- Bitti...

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Bir Süperkahramanın Güncesi -1 (doğru bilinen eksikler)

1/5/2008
Kategori: Kendi Kendime

Bir süperkahramanın güncesi-1 (doğru bilinen eksikler)


Ufaklığımdan bahsedicem size fazla geçmişe gitmiyoruz...

Ufakken......... ............. ...dum, sonradan .......... ............. ..... çıktı..

-ufakken, yağmur yağınca bulutların ağladığını zannediyodum, sonradan işe "su döngüsü" çıktı..

-ufakken, serçeleri güvercinlerin yavruları zannediyordum, sonradan başka "popülasyon" çıktı

-ufakken, 13 yaşıma kadar "baş ağrısı"nı büyüklerin tembellik veya uyuzluk* yapmak için uydurdukları bişey zannediyordum.
Sonradan "gerçek bi ağrı" çıktı. (son 7 gün süresince gerçeklerimi** çekmekten o başı ağrıyan büyüklerime saygı duyuyorum)

-ufakken, resim çizmek çok zordu*** hep yeteneklileri ksıkanırdım, işin sırrı sonradan "hayal gücü" çıktı.

-ufakken, bazı arkadaşlarıma dost diyordum, o dostlar şimdi göz göze geldiğinde "sadece kafa hareketiyle selam verilecek" tanıdık çıktı...

-ufakken, abimler beni aralarına almayınca çok sinirlenir/üzülürdüm, şimdi etrafımdaki ufaklıklara bakınca "abimler haklı" çıktı...

- ufakken okula gitmekten zevk alırdım yeni şeyler öğrendiğim için, artık fizik edebiyat gibi derler yüzünden "eziyet" çıktı...

-ufakken internet cafeye gidip oyunlar klasörünün içindeki herşeyi yanımda götürdüğüm diskete kopyalayıp evdeki dandik bilgisayara getirmeyi deniyecek kadar cahildim, eve geldiğimde kopyaladıklarım aslında "oyunların sadece simgesi" çıktı..

-ufakken "smack that" tarzı şarkıların sözlerini yarım yamalak ezberler etrafta bağırarak söylerdim, o smack that "eroin al" demek çıktı, o şarkının içinde "wanna jump in my Lamborghini Gallardo"**** da var...

-ufakken printer'ım olmadığı için çıktı almayı zor zannediyordum, sonradan sadece "ctrl+p" = çıktı...

 

Anlışılamayanlar için *'lı kelimeler;

*: "gidin başka yerde top oynayın, çok gürültü yapıyorsunuz.." tarzı uyuzluk.

**: "gerçekler acıdır" hesabı.

***:sulu boya, pastel boya felan çok zorlardı beni.

****: "benim laborghini gallardo'nun içinde zıplamak ister misin?"

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Gündem Başlıkları Yazılısı

22/4/2008
Kategori: Kendi Kendime

 Boş booş geçerken zaman herzamanki gibi saçma bi yazı yazayım dedim-o kadar sıkıldım yani-.

 "Gündemden başlıklar" İlk dönem İlk yazılı soruları...


-23 Nisan nedeniyle ülkemize gelen Meksikalı çocuk Paşşbakan Reccep Tayep İvedik'e "Meksika Tekilası" hediye etti.Tartışınız(15 puan)

 

-"Her anne 3 kızan yapsın bea..." diyen pirezedentTayep'in önergesi olan "sosyal güvenlik zamazulası kanunu" Tayeple çelişiyor.2 çocuk sahibi annenin emeklilik yaşı 3 sene düşerken aynı annemiz üçüncü kızanı yapınca bu "hak"tan mahrum kalıyor. Bunun duyulmasını istemeyen paşşbakan R.Tayep İvedik "Gonuşma lan" açıklamasında bulundu. Anlam bakımından siyaset yanlışlarını belirtiniz.(15 puan).

 

-İstiklal Marşı sonrası "rahat" komutu gelmeden kıpraşan öğrenciye "saygısızz" diyerektenelik aynı anda fizikten "etki-tepki" prensibini gösteren müdür yardımcısının soyadının son harfi nedir? (55 puan)

 

-Aynı müdür yardımcısının, İstiklal marşının bando takımı tarafından çalınmadığı sürece "hazır ol" durumunda okunmasının bir zorunluluğunun olmadığının yasayla sabit olduğunu bilip bilmediğini kafadan sallayınız.(15 puan)

 

Başarılar Diliyorum...

Bayrampaşa Tuna Fen Koleji Öğrenim Üyesi

Ens Famous

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Chelseaa Chelseaaa

8/4/2008
Kategori: Kendi Kendime

 

2 haftadır "Chelseaa Chelseaa" diye tezahürat yapıyorum her Fenerbahçe-Chelsea maçı öncesi bunun yüzünden beni vatan haini ilan eden bi arkadaş oldu neymiş Türk takımını yabancı takımlara karşı destekliyecekmişim peeehh, Bjk olsa sonuna kadar desteklerim ama konu Fenerbahçe olunca o ayrıı.
Aslında benim hiç bi takıma karşı garezim yok ama şu "Fenerbahçe Cumhuriyeti" muhabbetinden sonra hem Fenerbahçeden hemde bu muhabbeti yapan taraftarına GICIIKK oluyorum.

Beni takımını desteklemediğim için vatan haini ilan eden arkadaş bi bakıma bölücü örgütler gibi "Türkiye Cumhuriyeti" içinde kendince 'fenerbahçe cumhuriyeti' muahbbeti yapıyorlar kimmiş acaba "vatan haini" ?

 

Bu yazıyı yazarken daha maç başlamadı hatta saate bakıyorum "20.47" maça daha bir saat felan var ama maç sonrası olacakları şimdiden söyliyeyim...

Fenerbahçe turu geçerse;

Bütün fenerbahçeliler hatta futbolla alakalı herkes(ben dahil) büyük sevinç yaşıyacaklar ama ertesi gün fenerbahçeli olmayan herkes tipik fenerbahçeliler karşısında sinirlerine hakim olmak için "10'a kadar say"maya başlıyacaklar..*

 

Fenerbahçe elenirse;

Sevinç yaşanmiyacak ama ufak bi gurur olcak fenerbahçe taraftarında sonra bilip bilmeden "şimdiye kadar avrupadaki en büyük başarı" felan diyecekler ki öyle değil. Ertesi gün yine fb'li olmayanlar tipik fenerbahçeliler yüzünden sinirli bi gün geçirecekler.

*"Tipik Fenerbahçeli": Fenerbahçe taraftarının %88'i "tipik fenebahçeli"dir ve bu tipik fenerbahçelinin özellikleri ; çok konuşan(boşkonuşan),bilip bilmeden konuşan, hiç susmayan, gel beni döv edasıyla bidi bidi yapan, kendi başarısızlıklarını örtmek için başkalarının başarısızlıklarını ön plana çıkaran,kıro ama para onda olan vs. vs. vs. kısacası fenerbahçelilerin büyük çoğunluğu çok bilmiş gevezelerden oluşur, isteyen herkes üstüne alınabilir...

 

Ama şunuda söyliyeyim benim Chelseaa tezahüratı yapmamın nedeni fb düşmanlığı değil ki böyle bi kînim yok sadece çevremdeki fb'li arkadaşlarımı uyuz etmek için yaptığım bişeydir(herzaman onlar mı uyuz etcekler) velev ki  maç başladıktan sonra bende en az bir fenerbahçeli kadar heycanla maçı izliyorum.

 

Fenerbahçe'ye Avrupadaki Tesadüfî İlerleyişinde Başarılar...

 

Chelseaaa Chelseaaa şşşşşşşş  1 - 2 - 3  Pendikspoorr Olleyyyyy lay laylay lay lay oO0oO0 Peendikspoorr....

 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kaykayın Tozunu Pöflemek Ama Sürememek/Kahrolsun Sürtünme Kuvveti

5/4/2008
Kategori: Kendi Kendime

 

Yaz mı geldi ne?

Havalar ısındı ya da küresel ısındı ya da hebele gübele...

"ya da"ları ayrı yazmicam bundan sonra enteresan bi görüntü oluyor, hatalı yazım oluyor biliyorum ama birleşik yazınca da daha güzel oluyor yada ben yıllarca birleşik yazdım son 2 yılda öğrendim ayrı yazılcağını ama hala alışamadım ya da belki benim yazdığım doğrudur bu kuralı tam bilmiyorum ama birleşik yazınca daha güzel oluyor sanki cümle bi iple sarılmış çiçek demetindeki çiçeklerin sapları gibi, ayrı yazınca çınar ağacının en dıştaki dalları gibi "biri Anya'da biri Malkara'da"(böyle benzetmeler yaptığıma inanamıyorum).

 

Ne diyordum ben ya, konu nerden nireyee geldi havalar ısındı diyordum en son,

Bugün dışarı çıktığımda(bugünün hangi gün olduğu görünüyor biyerlerde) hiç üstümden çıkarmadığım asker kamuflajı desenli kapşonlumu çıkarıp elimde taşıdım, yadırgadım tabi bu durumu en son ne zaman aynı şeyi yaptığımı hatırlamıyorum bile(aslında hafızam çok kötüdür,dün bile yapmışımdır ama neyse). Demek ki havalar ısınmış zaten evden dışarı çıktığım anda havada iğrenç soba dumanı kokusunu hissetmediğim an anlamalıydım havaların ısındığını neyse.

Havalar ısındığına göre kaykayın tozunu pöfleyip kullanıma hazır konuma getirmek için saatlerce silmenin vakti gelmiştir.

Benim 3 yıldır kaykayım vardır ve 3 yıldır mahallelerimizin sokakları ufak taşlarla örülmüş durumdadır, ya ne uyuz bi durum sanki öğrenmişler benim kaykay sürceğimi bana gıcıklık olsun diye güzelim asfalt yolları taşlarla döşemişler, çok sinirlendim şuan.

Teknoloji diye bişey var kardeşim azcıcık paraya kıyıp dayanıklı asfaltla döşe sokakları,caddeleri ki bozulmasın sende ayda 5 kere yama yapcağın parayla herhangi bi parkta bana "skatepark" aç üstü sende kalsın zaten 6 yıldır başımızdasınız bit gibi zararlısınızda.

Bigün kaykayla sizin taşlı sokağınızdan geçersem o an çıkan sesten anlarsınız ne demek istediğimi motorsikletten falza ses çıkıo kaykayımın ufacık tekerleri taşların arasına girip çıkarken bide çok zor oluyo öle yolda gitmek, o yol asfalt olsaydı ben 5 kat daha az efor sarfetcektim(kahrolsun sürtünme kuvveti) ve ben o kaymak gibi yoldan kayarken çıkan ses çok hoş bi ses olcaktı.

Ben daha rahat ve zevkli kaykay sürmek için işlek caddelere çıkmak zorundamıyım ya zaten İstanbul içinde toplasan 5tane skatepark var(özel sitelerin parklarını saymıyorum zaten onları kullanabilmek için o sitede oturuyo olmak gerekiyormuş). Bigün kaykayımla gezerken bi araba bana çarpıp öldüğümde mesuliyet tamamen devletindir bunu bilin...

 

Ne kadar dertliymişim ya, neyse ben "canımız, çok sevdiğimiz, birtanemiz Büyükşehir Belediyesi"nin sitesine yazı yazmayı düşünüyorum, dilek şikayet bölümüne up uzuun bi dilek yazcam bu "ölümümden devlet sroumludur" kısmını da "ölürsem mesuliyet sizin" olarak yazıcam..

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

"Msn" muhabbeti

5/4/2008
Kategori: Kendi Kendime

 

 

Kimbilir şuan kişi listemde olan ve kendi kişi listesinde kaçyüzmilyon kişi çevriçisi vardır ve o çevrimdışı takılıyordur ya allah onun belasını versin bunuda bu kadar açık söyliyorum, sürekli kullandığım "real msn" adresme bi şeyler oldu açılmıyor sabahtan beri, "yedek msn" açık sabahtan beri, çevrimiçi sayısı 3'ü geçmedi sabahtan beri, canım sıkılıyo sabahtan beri, bahtan beri, tan beri, beri,eri,rii...  

O çevrimdışı takılanlar varya hiiç başkalarını düşünmüyo benciller, tamam kardişim senin yüzlerce çevrimiçin olabilir ama ya kişi listesinde senin olduğun ama çevrimiçi sayısı 1 olan birileri varsa?(oda benim).

Sabahtan beri çevrimiçi sayısı 3'ü geçmedi şuan tek çevrimiçi var(oda benim).

Kişi listeme kendimi ekledim nick felan tarz yaptığımda milletin kişi listesinde nasıl gözüktüğüm benim kişi listemde de gözüküyor Telepati hessabıı..

Neyse bu yazıyı okuyan çevrimdışı takılan kesin vardır birileri ya hakketten belanızla akşam yemeğine çıkın emii...

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

"üç nokta"lı Hikaye

28/3/2008
Kategori: Kendi Kendime


...Küçükken yağmur damlalarını yıldızların gözyaşı zannederdim, bazen güneşte ağlardı.
Güneş yıldızlara, yıldız güneşe hiç kavuşamaz ve bundan ağlıyordur derdim.
Birgün baktım bulut olmadığı bi zaman güneşin uzağındada olsa aynı görüntü içinde yıldızlarda vardı ve güneşin rengi çok güzeldi, sanki güneş mutlu gibiydi.
Sonraları farkettim ki güneşi ve yıldızı ağlatan buluttu, bulut olmadığı zaman ağlamazlar hatta bazen buluşabilirlerdi...
Bulutlardan nefret eder, yağmur yağdığı zaman üzülürdüm.
Birgün aslında ağlayanın bulut olduğunu öğrettiler, aklım çok karıştı.
Bulut yıldızların yanında da, güneşin yanında da ağlıyordu.
Peki neye üzülüyordu bulutlar, neden ağlıyorlardı...
Yaz boyunca hiç yağmıyordu ama yağmur, yoksa bulutlar biyere mi gitti?
Yaz gecelerinde yıldızlar ve güneş çok parlak ve mutlu gözüküyorlardı,
ama neden hiç yanyana gelmiyorlar,
neden yıldızların bulutları sardığı gibi,bulutların güneşi sardığı gibi, sarmıyor ki güneş yıldızları?
Yoksa birbirlerini sevmiyorlar mı? ama çok mutlular birlikte olunca
belkide birbirlerini uzaktan seviyorlardır, belki birbirlerinden utanıyor söyliyemiyorlar sevgilerini,
güneş ve yıldız; birbirini seven, birbirleriin yanında mutlu olan,
iki yalnızdan oluşan bir çift, birbirlerini tamamlayan ...

bulut?...

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İstek Yazı

22/3/2008
Kategori: Okul

 -Merve neden "tripcan"lık yapıyor ?

-Esra neden sürekli "depresyon"da ?

-Işıl saçını niye "uzaylı" gibi boyuyor ?

-Betül niye "sarı t-shirt" giyiyor ?

 

Sorulardan yola çıkıp;
Merve = Tripcan
Esra = Depresif
Işıl = Uzaylı
Betül = Sarı t-shirt
      diyebiliriz ama hiçbiri bunları kabul etmez..

"Ne saçmalıyo"rum dimi okuyanların çoğunluğu tırnak içindeki kelimeyi aklında geçiriyordur büyük ihtimalle. Bayağıdır bloğa yazmadığım için muhabbet arasında "yazmak için konu bulamıyorum" dedim ve en başta ismi geçenler, en baştaki maddeleri söyliyerek bana konu verdiler. Sağolun kızlar(Işıl hariç).

 

Her cumartesi olduğu gibi kursta test çözmek yerine muhabbet ederken birden "senin bloğun vardı dimi, yazdın mı başka bişeyler" sorusuyla karşı karşıya kalınca aslında kendi bloğumu unuttuğumu hatırladım(ne enteresan bi cümle "unuttuğumu hatırladım") ve "yazmak için konu bulamıyorum" cevabını verdikten sonra nedense aklıma onlarca konu geldi bide kızlar konu verdi (aslında benim aklımdakiler daha iyi ama onlar dedi diye yazıyorum ayıp olmasın) sanırsam bayağı bi yazacağım.(yalandan kim ölmüş).

 

Gelelim maddelerimize:
-Merve neden "tripcan"lık yapıyor ?

Merve isimli şahıs zaten başlı başına bi kitap konusu, dengesizlik abidesi. Bu aralar tripcanlık konusunda doktora veriyor, doktor kendi haline bırakın dediği için falza karışmıyorum/karışamıyorum...

 

-Esra neden sürekli "depresyon"da ?

Esra'dan da uğraşırsak ufak bi "La Ffonteine" misali masal çıkarabiliriz(şaka).

Esra'nın sürekli depresyonda olmasının nedeni bizzat kendisi, o sürekli "canım sıkılıyor" cümlesinden bütün herkesin "canı sıkıldı" artık(gerçek).

Ben de kendimi arkadaş ortamından soyutlayıp bi kenara çekilip dandik slow şarkılar dinlesem bende "depresyonlarda"yı oynarım(kısmen doğru).

 

-Işıl saçını niye "uzaylı" gibi boyuyor ?

Eveet geldik Işıl'a (burda "muhahaha" diye şeytani bi kahkaha atmak istiyorum).

Aslında onun saçı pekte muhabet konusu değil o canı sıkıldıkça boyuyo saçının ufak bi bölümü enteresan renklere.(amacı ne bilinmiyor). Neyse çok uğraşmıyayım.

 

-Betül niye "sarı t-shirt" giyiyor ?

Canı istemiş giymiş ne karışıyosunuz demek gerekiyor olaya ama diyemiyoruz(örtmen herzaman haklıdır mantığı). Tamamen sistem hatası bir durum. Bence aşırı disiplin öğrencileri yola getirmez yönetime karşı kışkırtır diyerek ve Betül'ün arkasında olduğumuzu belirterek kısa kesiyorum..

 

-BU YAZININ OKUNMASI "ANGARA 3,5'UNCU SÜLH MAHKEMESİ KARARIYLA ÖNERİLMİŞTİR.-    

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı