Kedi

18/7/2009 - "nohut-pilav, kuantum, freeze, karşımadde, talaş, beyin vs."

Kategori: Kendi Kendime

nohut-pilav, kuantum, freeze, karşımadde, talaş, beyin...

   CNC (tornanın bilgisayar kontrollüsü) atölyesinden öğle yemeği için çıkan çırak
nohut pilavını tabldotuna aldıktan sonra oturduğu masa abisine önceki gece rüyasındaki kasılmalardan bahsetti;
" hani şu karabasan dedikleri şey varya dün gece iki kere oldu, küçükken çok korkardım karabasandan seni tutan adamlar felan
ama aslında adam felan yok sadece beyninde bikaç saniyelik reset olayı, bişeyler ters gidince beyin kısa sürede kendini resetliyor, uyanık olduğunu hissediyorsun ama gözlerin kapalı ve vücüdünu hareket ettiremiyorsun yani o kadar korkutucu değil."
çırağın başına en az haftada bi kere geldiği için bu olay artık korkmuyor, işin kolayını da bulmuş... "ışığa doğru gitmek..." uykuda kasıldığı zamanlar tecrübeyle hep karanlıkta kaldığını farkedince artık kasılmalarda ışığa doğru gitmenin ya da ortamda ışık yaratmanın kasılmayı geçirmenin en kolay olduğunu öğrendi... "ışık yaratmak" kasılınca kendi beyninde hapsolduğun gerçeğini bilmek yeterli böyle bir şey için, olay kendi beyninde ve beyninin içindekileri kontrol edebilirsin...

  nohutunu bitiren çırak tabağın sonunda kalan 2 kaşıklık nohutu pilavın üstüne yayar ve düşünmeye devam eder....

""bi einstein anısında çocuk yaştaki einstein aslında karanlık diye bir şey olmadığını sadece ışığın yokluğuna karanlık dediğimizi söyliyordu, doğru gibi geliyor ama ya karşıtlık kanunu? ışık varsa ışığın zıttı birşey olmalı ama bu karanlık olamaz çünkü karanlık sadece ışığın yokluğu... karanlık madde* denilen şey olabilir mi ışığın zıttı acaba...
okuduğum kitapda da antimadde'den söz ediyorlardı, kitabın sinema uyarlaması da iğrençdi hani... kitapta yoktan var etmek deniyodu tanrıya bir adım daha yaklaşmak...
karabasan felan bunlara metafiziksel olaylar diyorlar, anlamını tam bilmiyorum ama bence fiziğin (şimdilik)açıklayamadığı olaylar sadece metafiziksel şeyler
"fiziğin açıklayamadığı..."
 "...açıklayamaz ki..." diyenlerden nefret ediyorum, böyle düşünürsen tabi açıklayamazsın, denemedikçe zaten başaramazdım demek kolay!
kuantum... ışınlanmanın hala hayal olduğunu düşünenler var ama kilometrelerce uzaktaki ikiz kuantlarden birine uygulanan işlem diğer ikize de etki ediyor, benim masamda yazı yazarken senin masandaki boş kağıda aynı yazının yazılması kalemsiz kendiliğinden gibi, sana göre hayal bilime göre mümkün...
şu nöronlarının çoğalması için bi buluş yapabilsek de senin beynini de kuşlarla arkadaşlıktan kurtarabilsek ey dar görüşlü cahili cüheyla !...""

pilavı da bitti çırağın, yemekhanenin ucuz tatlısını çabucak yiyerek abisine yetişip sitenin "d kapısı"nın önünde abisinin sigara molasında (tırnak içinde)"saçma" sorular sormaya hazır her günkü gibi ilginç, abisine göre saçma sayılabilicek sorular...
      "iyi de manyetik kuvvet sabit olsa da çarklar sürtünmeden dolayı parçalanır bi süre sonra,
hem sonsuz kinetik enerji vaad ederken nasıl bi potansiyel enerjiye sahipsin ki sadece mıknatıslarin manyetik enerjisini kullanıyorsun" (bknz: perendev motoru)

     "telsiz telefonlar var ya abi, bi kaç tane telsiz telefon aynı ortamda olunca her hangi biri çalsa ne komik olur herkes telefona bakar hehe ama o telefonların hepsinin frekansı değişik mi?
- değişiktir büyük ihtimalle. iyi de kaç yüz bin milyon tane frekans var ki bu telefonun fabrikasında üretilen binlerce telefona ayrı ayrı frekans verebilelim?"

    "geçen gün izledim, farelerin bağıiıklık sistemiyle alakalı deneyler yapan bilim adamı fareleri karıştırmamak için kulaklarına işaret emeçlı delikler delmiş bi kaç
gün sonra hiç bi farenin kulağında delik yokmuş. -hadi ya. - sonra farenin parmaklarını kuyruğpunu felan da kesmişler onlar da tekrar oluşmuş şimdi bu ilacı ya da geni insana uyarlamaya çalışıyorlar bizim kendimizi yenileyememizin nedeni bağışıklık sistemimizmiş, bir yerimiz kesilince oluşan yara kabuğu engelliyor yenilenmeyi, kan kaybından ölmesek yenilenebiliriz hehe" (bu bir soru değildi)


yine "d kapısı"nın önünde oturan çırak telefonunu çıkartıp "kendime not" diye kaydettiği kendi numarasına "nohut-pilav, kuantum, freeze, karşımadde, talaş, beyin vs." diye mesaj atar, aradan 4 gün geçer ve gecenin geç saatinde "let it flow-flee" şarkısı eşliğinde bunları yazmaya başlar, saat 02:55'de uykusunun geldiğine emin olan çırak yazıyı blog'una ekler ve yatağa gider...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/11/2008 - Sonun Başlangıcı

Kategori: Kendi Kendime


Ens- 
Kendi kendime konuştuğumu farkettikten bi süre sonra kendimle dalga geçerken "kendi kendine eğlenme bencil" düşüncesiyle böyle bi blog açmıştım kendime günlük değil okuyanlara eğlence olsun diye. Ama farkettim ki burda bile kendimden başka kimse yok..

Kedi-
Len aptal "kırkyıldabir" yazıyorsun sen bişey eklemeyince millet bloguna girip ne yapsın.

Ens-
Buraya yazılmışlar/ eklenmişler sayfalarca anlatılamayacak şeyler anlatıyordu aslında.

Kedi-
Onları sen anlattın ben değil Benim anlamaya müsait komik yazılarım var.

Ens-
Artık yok.

Kedi-
Ben sen olunca görürsün sen...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/5/2008 - Bir Süperkahramanın Güncesi -1 (doğru bilinen eksikler)

Kategori: Kendi Kendime

Bir süperkahramanın güncesi-1 (doğru bilinen eksikler)


Ufaklığımdan bahsedicem size fazla geçmişe gitmiyoruz...

Ufakken......... ............. ...dum, sonradan .......... ............. ..... çıktı..

-ufakken, yağmur yağınca bulutların ağladığını zannediyodum, sonradan işe "su döngüsü" çıktı..

-ufakken, serçeleri güvercinlerin yavruları zannediyordum, sonradan başka "popülasyon" çıktı

-ufakken, 13 yaşıma kadar "baş ağrısı"nı büyüklerin tembellik veya uyuzluk* yapmak için uydurdukları bişey zannediyordum.
Sonradan "gerçek bi ağrı" çıktı. (son 7 gün süresince gerçeklerimi** çekmekten o başı ağrıyan büyüklerime saygı duyuyorum)

-ufakken, resim çizmek çok zordu*** hep yeteneklileri ksıkanırdım, işin sırrı sonradan "hayal gücü" çıktı.

-ufakken, bazı arkadaşlarıma dost diyordum, o dostlar şimdi göz göze geldiğinde "sadece kafa hareketiyle selam verilecek" tanıdık çıktı...

-ufakken, abimler beni aralarına almayınca çok sinirlenir/üzülürdüm, şimdi etrafımdaki ufaklıklara bakınca "abimler haklı" çıktı...

- ufakken okula gitmekten zevk alırdım yeni şeyler öğrendiğim için, artık fizik edebiyat gibi derler yüzünden "eziyet" çıktı...

-ufakken internet cafeye gidip oyunlar klasörünün içindeki herşeyi yanımda götürdüğüm diskete kopyalayıp evdeki dandik bilgisayara getirmeyi deniyecek kadar cahildim, eve geldiğimde kopyaladıklarım aslında "oyunların sadece simgesi" çıktı..

-ufakken "smack that" tarzı şarkıların sözlerini yarım yamalak ezberler etrafta bağırarak söylerdim, o smack that "eroin al" demek çıktı, o şarkının içinde "wanna jump in my Lamborghini Gallardo"**** da var...

-ufakken printer'ım olmadığı için çıktı almayı zor zannediyordum, sonradan sadece "ctrl+p" = çıktı...

 

Anlışılamayanlar için *'lı kelimeler;

*: "gidin başka yerde top oynayın, çok gürültü yapıyorsunuz.." tarzı uyuzluk.

**: "gerçekler acıdır" hesabı.

***:sulu boya, pastel boya felan çok zorlardı beni.

****: "benim laborghini gallardo'nun içinde zıplamak ister misin?"

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/4/2008 - Kaykayın Tozunu Pöflemek Ama Sürememek/Kahrolsun Sürtünme Kuvvet

Kategori: Kendi Kendime

 

Yaz mı geldi ne?

Havalar ısındı ya da küresel ısındı ya da hebele gübele...

"ya da"ları ayrı yazmicam bundan sonra enteresan bi görüntü oluyor, hatalı yazım oluyor biliyorum ama birleşik yazınca da daha güzel oluyor yada ben yıllarca birleşik yazdım son 2 yılda öğrendim ayrı yazılcağını ama hala alışamadım ya da belki benim yazdığım doğrudur bu kuralı tam bilmiyorum ama birleşik yazınca daha güzel oluyor sanki cümle bi iple sarılmış çiçek demetindeki çiçeklerin sapları gibi, ayrı yazınca çınar ağacının en dıştaki dalları gibi "biri Anya'da biri Malkara'da"(böyle benzetmeler yaptığıma inanamıyorum).

 

Ne diyordum ben ya, konu nerden nireyee geldi havalar ısındı diyordum en son,

Bugün dışarı çıktığımda(bugünün hangi gün olduğu görünüyor biyerlerde) hiç üstümden çıkarmadığım asker kamuflajı desenli kapşonlumu çıkarıp elimde taşıdım, yadırgadım tabi bu durumu en son ne zaman aynı şeyi yaptığımı hatırlamıyorum bile(aslında hafızam çok kötüdür,dün bile yapmışımdır ama neyse). Demek ki havalar ısınmış zaten evden dışarı çıktığım anda havada iğrenç soba dumanı kokusunu hissetmediğim an anlamalıydım havaların ısındığını neyse.

Havalar ısındığına göre kaykayın tozunu pöfleyip kullanıma hazır konuma getirmek için saatlerce silmenin vakti gelmiştir.

Benim 3 yıldır kaykayım vardır ve 3 yıldır mahallelerimizin sokakları ufak taşlarla örülmüş durumdadır, ya ne uyuz bi durum sanki öğrenmişler benim kaykay sürceğimi bana gıcıklık olsun diye güzelim asfalt yolları taşlarla döşemişler, çok sinirlendim şuan.

Teknoloji diye bişey var kardeşim azcıcık paraya kıyıp dayanıklı asfaltla döşe sokakları,caddeleri ki bozulmasın sende ayda 5 kere yama yapcağın parayla herhangi bi parkta bana "skatepark" aç üstü sende kalsın zaten 6 yıldır başımızdasınız bit gibi zararlısınızda.

Bigün kaykayla sizin taşlı sokağınızdan geçersem o an çıkan sesten anlarsınız ne demek istediğimi motorsikletten falza ses çıkıo kaykayımın ufacık tekerleri taşların arasına girip çıkarken bide çok zor oluyo öle yolda gitmek, o yol asfalt olsaydı ben 5 kat daha az efor sarfetcektim(kahrolsun sürtünme kuvveti) ve ben o kaymak gibi yoldan kayarken çıkan ses çok hoş bi ses olcaktı.

Ben daha rahat ve zevkli kaykay sürmek için işlek caddelere çıkmak zorundamıyım ya zaten İstanbul içinde toplasan 5tane skatepark var(özel sitelerin parklarını saymıyorum zaten onları kullanabilmek için o sitede oturuyo olmak gerekiyormuş). Bigün kaykayımla gezerken bi araba bana çarpıp öldüğümde mesuliyet tamamen devletindir bunu bilin...

 

Ne kadar dertliymişim ya, neyse ben "canımız, çok sevdiğimiz, birtanemiz Büyükşehir Belediyesi"nin sitesine yazı yazmayı düşünüyorum, dilek şikayet bölümüne up uzuun bi dilek yazcam bu "ölümümden devlet sorumludur" kısmını da "ölürsem mesuliyet sizin" olarak yazıcam..

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Lütfen ışıkları kapatınız. \\Hoşgeldin

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım